Utku KABAKCI'nın 28 Nisan 2026 tarihli yazısı: Teknoloji Üzerine Yeniden Düşünmek

Teknoloji denildiğinde akıllara ekseriyetle cihazlar, yazılımlar, yapay zekâ ve bitmek tükenmek bilmeyen yenilikler gelmektedir. Bu anlatının içinde geri planda kalan ya da bilinçli bir şekilde geri plana itilen bir unsur vardır. Bu unsur kullanıcıdır. Oysa teknoloji kendi başına bir anlam ifade etmez, değerini ve yönünü ona temas eden insandan alır. Bu nedenle teknolojiye ilişkin analizlerin en kritik sorusu, kullanıcıyı bu denklemde nereye yerleştireceğimizdir.

Akıllı cihazlar, sosyal medya platformları ve veri odaklı sistemler, ilk bakışta kullanıcı deneyimini iyileştirmek maksadıyla tasarlanmış gibi görünür. Fakat zamanla bu sistemlerin kullanıcı davranışlarını yönlendiren yapılara dönüştüğünü fark ederiz. Bildirimler, algoritmalar ve kişiselleştirilmiş içerikler, bizi sürekli etkileşimde tutmayı hedeflerken; aslında dikkatimizi, zamanımızı ve tercihlerimizi belirleyen bir şablon meydana getirirler. Böylece kullanıcı kendi gereksinimleri doğrultusunda teknolojiyi kullanan bir özne olmaktan uzaklaşarak onun sürekliliğini sağlayan bir veri kaynağına dönüşür. Bu noktada sorgulanması gereken, teknolojinin bize ne sunduğundan ziyade bizden ne talep ettiğidir.

Yukarıda değinilen hususlar dikkate alındığında, teknoloji üzerine yeniden düşünmemiz gerektiği çok daha açık bir şekilde anlaşılacaktır. Teknolojinin sunduğu kolaylıklardan yararlanırken bizi ne ölçüde bağımlı kılabileceğini göz ardı etmemeliyiz. Aksi takdirde, farkına varmadan sistemin sürekliliğini besleyen döngünün bir parçası hâline gelebiliriz.