Utku KABAKCI'nın 3 Temmuz 2026 tarihli yazısı: Kodlanmış Rızalar

Toplumsal düzenin sürekliliği insanların neyi doğal, makul ve kaçınılmaz gördüğüne bağlıdır. Çünkü uzun ömürlü sistemler yalnızca fiziki güçle değil, ürettikleri rızayla da varlıklarını devam ettirirler. Siyaset biliminde bu süreç çoğu kez “hegemonya” kavramıyla açıklanır. Günümüzde ise ikna üretiminin en dikkat çekici araçlarından birinin yapay zekâ olduğunu söylemek mümkündür.

Haber akışlarından arama motorlarına, sosyal medya öneri mekanizmalarından üretken yapay zekâ uygulamalarına kadar birçok dijital araç, hangi içeriklerin görünür olacağını doğrudan ya da dolaylı şekilde etkilemektedir. Bu durum yalnızca bilgiye erişim yollarını değil, aynı zamanda hangi fikirlerin öne çıkacağını da belirlemektedir.

Görünür kılınanlar ve üstü örtülmeye çalışılanlar arasındaki sınır algoritmalar tarafından çizilir hâle gelmektedir. Bu da yapay zekânın toplumsal hafızayı biçimlendiren ve yönlendiren kilit bir aktöre dönüşmesine yol açmaktadır.

Yapay zekâyı sadece teknik bir yenilik olarak kabul etmek bütünü kavramaya ket vuran noksan bir yaklaşımdır. Yapay zekâyı siyasal, hukuksal ve etik neticeleri olan stratejik bir argüman olarak ele almak ise dijital çağın en önemli sorumluluklarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.