Utku KABAKCI'nın 30 Haziran 2026 tarihli yazısı: Demokrasiyi Gölgeleyen Sloganlar

Siyasal iletişimde kimi karmaşık toplumsal hususları daha kolay anlaşılabilir kılmak ve insanları duygularından yakalayabilmek için çoğu zaman sloganlara başvurulur. Çarpıcı, kısa, tekrar edilmeye elverişli ve akılda kalıcı bu ifadeler sayesinde geniş kitlelerle kuvvetli bağlar kurmak mümkündür. Ne var ki sloganlar zaman içinde ideolojilerin hatırlatıcısı olmanın ötesine geçerler. Yani birer araçken amaca dönüşürler.

Politikada uzun ve kapsamlı fikrî tartışmaların tali planda tutulduğu, ezberlenmiş birkaç cümle ile yürütülen atışmalara sıklıkla rastlanır. Bunun temelinde siyasal aktörlerin sloganların sunduğu konfor ve kolaycılığa yaslanmaları yatmaktadır.

Sloganlar, siyasette bir ideal olarak kabul edilen karşıt görüşlerle sınanma ve tutarlı siyasal söylem geliştirme gerekliliğini büyük ölçüde ortadan kaldırmak suretiyle popülist politikacıların elini güçlendirir. Sloganların kutsandığı bir siyasal iletişim tercihi de kısa zamanda netice veriyor gibi görünse dahi uzun vadede demokrasi kültürünün aşınmasına yol açar.

Düşünceleri ve siyasal tutumları sloganların çizdiği dar çerçeve içinde şekillenen bireylerin teferruatlı politika programlarına, somut çözüm önerilerine ve etik ilkelere dikkat kesilmesi zorlaşır. Bu da kamusal tartışmaların entelektüel niteliğinin cılızlaşmasına ve siyasetin fikirlerin değil, klişelerin yarıştırıldığı sığ bir zemine kaymasına sebep olur.