Utku KABAKCI'nın 13 Ocak 2026 tarihli yazısı: Kriz Anlarında Yerel Yönetimlerin Düşebileceği 5 İletişim Tuzağı
Doğal afetler, çevre felaketleri, salgın hastalıklar, altyapı aksaklıkları, ulaşım sorunları, plansız nüfus artışı ve yeşil alanların azalması yerel yönetimlerin karşı karşıya kaldığı başlıca krizlerdir. Böyle zamanlarda altyapının, hizmetlerin ve bütçelerin yeterliliğinin yanı sıra iletişim becerileri de sınanır.
Yerel yönetimlerin kriz durumlarında iletişim sınavında başarısız olmasının beş temel sebebi şöyle sıralanabilir:
1. Sorunu inkâr etmek
2. Sorunu olduğundan daha küçük ve önemsiz göstermeye çalışmak
3. Sorumluluk almak yerine önceki yönetimleri suçlamak
4. Mağdur olan insanların şikâyetlerini sorunun sonuçlarından biri olarak değil de bir parçası olarak görmek
5. İletişim kanallarını sonuna kadar açık tutmamak
Yukarıdaki maddelere elbette daha pek çok ekleme yapılabileceğinin ayırdında olmakla birlikte bir siyasal iletişim uzmanı olarak bunların öne çıktığı kanaatindeyim. Krizlerde bilgi akışının yavaş, eksik, çelişkili ve tek taraflı olması halk arasında kafa karışıklığına yol açar. Bu da spekülasyonların yayılmasına ve yönetime duyulan güvenin azalmasına neden olur.
Tüm bunlardan dolayı yerel yönetimler, iletişimi toplumsal güveni güçlendiren bir araç olarak benimsemeli ve bu anlayışla politikalar geliştirerek zorlukların üstesinden gelmelidir. Aksi takdirde hem liyakatlerinin hem de meşruiyetlerinin tartışmaya açılması sonucuna göğüs germek durumunda kalabilirler.