Utku KABAKCI'nın 25 Eylül 2026 tarihli yazısı: Pasta Büyük: Ya Size Düşen Dilim?

Yapay zekâ, hemen hemen her alanı olduğu gibi ekonomiyi de yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşüm sürecinde teknolojik ayrıcalıklara erişimin kimlerin elinde yoğunlaştığı önem kazanıyor. Zira çipler, veri, gelişmiş modeller ile yüksek hesaplama gücü artık başlı başına değerli iktisadi kaynaklar hâline geliyor.

Bu kaynakların az sayıda aktörün elinde toplanması, yapay zekânın mevcut eşitsizlikleri azaltmak yerine yeni ekonomik bağımlılık biçimleri oluşturmasına yol açabilir. Teknolojiyi geliştiren veya büyük ölçekte kullanabilenlerle hazır sistemlerden yararlananlar arasında üretkenlik, gelir ve fırsatlar bakımından belirgin farklar oluşması mümkün. Böyle bir ayrışma yalnızca ülkeler ya da şirketler arasında değil, çalışma hayatında ve toplumun çeşitli kesimleri arasında da kendini gösterebilir.

Teknolojik imkânlara erişim ekonomik gücü belirleyen unsurlar arasında başı çekiyor. Yapay zekânın yaygınlaşması ise bu ayrımı yalnızca ekonomik alanda değil, toplumsal yaşamın farklı katmanlarında da görünür kılabilir. Her ne kadar yapay zekâ teknolojisi üreticilerinin yeni bir toplumsal sınıf oluşturduğunu söylemek için erken olsa da ekonomik gücün teknolojiye erişimle daha yakından bağlantılı hâle geldiği de aşikâr.

Yapay zekânın eşitsizlikleri derinleştirip derinleştirmeyeceğini, teknolojinin kendisinden ziyade ondan doğan imkânların nasıl dağıtılacağı belirleyecek. Asıl belirleyici unsur, yapay zekânın kimin elinde olduğu kadar ortaya çıkardığı değerin toplumun geneline ne ölçüde ulaşacağı olacak.