Şevval Elif KIRAN'ın 18 Nisan 2023 tarihli yazısı: Ülkemizde Termal Turizm?

Herkese merhaba, bu yazımda bir turizm çeşidi olan termal turizmi konu alacağım.

Sıcacık şifalı sular, insana huzur veren hamamlar hem fiziksel hem de psikolojik olarak insanı iyileştiren bir atmosfer… Eğer bu kelimeler bir araya geldiyse bilin ki termal turizminden bahsediliyordur. Termal turizm, Türkiye’nin uzun yıllardır dünya çapında adından bahsettirdiği bir alan. Termal turizm kısaca yer altından çıkan ve mineral açısından zengin doğal kaynak sularının hem fiziksel hem de psikolojik sağlıkta yarattığı olumlu etkilerin merkezde yer aldığı turizm şeklidir.

Termal turizmin yapılması için gerekli olan coğrafi konum ve beşeri unsurlar, ülkemizi bu alanda ilk sıralardaki ülkeler arasına almaktadır. Ülkemizde farklı illerde doğal termal su ve kaplıcalar mevcuttur. Kaplıca turizmi daha çok insanları huzurlu bir ortamda tedavi etmeye yönelik kurgulanmıştır. Konaklama hizmeti, yiyecek-içecek hizmeti, aktivitelerden yararlanarak tedavi olmak tercih sebebi hâline gelmiştir.

Dünden bugüne en çok talep gören aile boyu olarak yapılabilecek turizm türleri içindedir. Çoğu kişiler şehir dışından farklı bir termal alana yolculuğu ailesiyle yapabilir. Ailenin ihtiyaçlarını karşılayacağı, kendilerini evde gibi hissedeceği bir ortam tesisler tarafından sağlanır. Kişiler sanki kendi evlerinde dinleniyorlarmış gibi rahat ve huzurlu bir ortamda kendilerini bulurlar. Termal turizmi destekleyen en önemli unsur, sağlık turizmiyle beraber adının anılmasıdır. Şifahaneler, kaplıcalar her ne kadar insanların dinlenmek için gittikleri yer olarak görülse de sağlık açısından önemi çok çok daha üstündür.

Kaplıcaların o şifalı sularında tedavi edilen hastalıklar, günümüzde herkesçe bilinmekte ve talep gitgide artmaktadır. Kaplıca tedavileri, talossoterapiler, hidroterapi, içme kürleri, peloidoterapi, balneoterapi  ve klimaterapi tedavilerinin hepsi sağlığı geliştirmeye yönelik destekleyici uygulamalardan biri olan termal turizm kapsamına girmektedir. Ancak tabii ki bu tür uygulamalar için tercih edilecek yerlerin alanında uzman olması ve birtakım sertifikasyonlara sahip olması gerekmektedir. Kireçlenmeler, yumuşak doku romatizmaları, mekanik bel ve boyun problemleri, kas hastalıkları, cilt hastalıkları şifalı termal sular sayesinde doğal yöntemlerle tedavi edilir.

Türkiye bu konuda en zengin yer altı sularına sahip ülkeler arasında önde gelen bir ülkedir. Bizim ülkemizde birçok ilin yanı sıra ilçelerde dahi doğal termal sular bulunur. Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Amasya, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Bitlis, Bolu, Çanakkale, Çankırı, Denizli, Hatay, Kırşehir, Kütahya, Manisa, Mardin, Yalova, Tokat termal sağlık turizmin aktif olarak yapıldığı illerdir.

Her ilde farklı bir hastalık tedavi edilecek şekilde, ihtiyaca ve isteğe göre seçim yapılabilmektedir. Örneğin Tokat Sulu Saray Kaplıcaları romatizma, nevralji ve cilt hastalıklarına iyi gelirken; Denizli Pamukkale’de bulunan termal sular kalp damar ve sinir sistemine iyi gelmektedir.

Ülkemizin bu denli şifayla kaplı yeraltı kaynaklarının bulunması, sağlık ve termal turizmin gelişmesini katbekat artırmalıdır. Gerekli tanıtımların yapılarak bu alanların iyileştirilmesi ve geliştirilmesi ülkemiz açısından önemlidir.