Tuğba EROĞLU'nun 13 Nisan 2023 tarihli yazısı: Yurttaş Gazeteciliğe İlişkin Kavramsal Çerçeve

Yurttaş gazeteciliğin genel bir tanımlamasının yapılamamasıyla birlikte; vatandaş gazeteciliği, katılımcı gazetecilik, görgü tanığı gazeteciliği gibi kavramlarla da ifade edilebilmektedir. Yurttaş gazeteciliğin genel bir tanımının yapılamamasının sebebi, yurttaş gazeteciliğin oluşum ve uygulanış biçimi ile ilgili bir olgudur. Yurttaş gazeteciliği, içerisinde birbirinden farklı uygulamalar barındırmaktadır.

Yurttaş gazeteciliğine yönelik tartışmalara bakıldığında 1990’ların başında Amerika’da başladığı görülmektedir. Basın özgürlüğü, egemen medyanın baskısı ve hak odaklı habercilik gibi tartışmaların ele alındığı ve buradan hareketle oluşturulmuş bir gazetecilik türüdür.

Temel amacı, gazeteci kavramının genişlemesi ve profesyonel gazeteci olmayan sıradan vatandaşların da haber üretmesini sağlayarak onların da genel iletişim ortamına dâhil olmalarını sağlamaktadır. Böylelikle yurttaşlar yalnızca haberin nesnesi olmaktan çıkarak medyanın olanları görmesini beklemeksizin kendileri haber üretmektedirler. Bir anlamda nesne yerine haberin öznesi hâline gelirler. Yurttaş yalnızca haberin kaynağı değil, aynı zamanda kendi sorunları ile harekete geçen, haberin yapıcısı biçimine de dönüşmektedir.

Amerika’da birçok kurum, yurttaş gazeteciliğin gelişimine katkıda bulunmuştur. Bunlardan birisi Washington DC merkezli bir kurum olan Pew Center’dır. Bu kurum, yurttaşların kendilerini açıklama ve göstermelerini desteklemek amacıyla 1990’larda kurularak yurttaş gazeteciliği uygulamalarına destek vermiştir. Bu destek ve uygulamalarla ana akım medyanın haber politikaları eleştirilerek medya kullanıcılarını pasif bir izleyici olmaktan çıkartarak aktif katılımcılara dönüştürme amacını gütmüştür. Yani yurttaş gazetecilik, gazeteciliğe yeni bir ses getirmiş ve sivil katılımı ve kamusal alanının dönüşümünü teşvik etmiştir.

1990’lı yıllarla birlikte medyada yoğunlaşan tekelleşme durumu, halkın medyaya olan güvenini sarsmaya başlamıştır. Küçük ve orta ölçekli şirketler, büyük ölçekli şirketler karşısında yenik düşerek çekilirken çok uluslu büyük medya holdingleri iletişim ortamının çoğunu ele geçirmeye başlamıştır. Bu süreçte sarsılan gazetecilik mesleğinin temellerinin yeniden onarılmasına yönelik arayışlar gündeme gelmiştir. Yurttaş gazetecilik de bu açıdan önemli bir işlev üstlenmiştir. Bu çerçevede gazetelerin okurlarına karşı sorumlulukları olduğu aşılanmaya çalışılmıştır.

Yurttaş gazetecilikte haber oluşturma sürecinde yalnızca resmi makamlara değil, haberlerle ilgili fazlaca yurttaşla etkileşime geçilmektedir. Böylece yurttaş gazeteciliğin önemli bir boyutu olarak yurttaş, bilgi veren, haberin oluşumunda aktif rol üstlenen bir konuma evrilmiştir. Yurttaş gazetecilik, bir anlamda hükûmet ile yurttaşlar arasında bir köprü işlevi görmektedir. Bunun sağlanması ile de yurttaşların gazetecilere ve medyaya olan inancı artmaya başlamaktadır. Gazeteci, özel çıkarı hesaba katmadan kamu yararına uygun olarak çalışmaktadır. Yurttaşlar haberlerle manipüle edilen, pasif olan izleyiciler veya okuyucular olmaktan çıkarak kendi haklarının savunucusu olan özneler olarak faaliyet göstermeye çalışmaktadır. Dolayısıyla da haber aktarım sürecinde meydana gelen tek yönlülük durumu, yurttaş gazetecilik ile birlikte çift yönlülüğe ve etkin geri bildirime çevrilmeye başlanmaktadır.