Cengiz URAL'ın 1 Kasım 2026 tarihli yazısı: Ankara’yı Anlatmak için Birsen Bulan’ı Takip Edin
Ankara’nın turizm potansiyelini konuştuğumuz toplantılarda aynı cümleyi sık duyuyorum: “Bu şehrin anlatılacak çok şeyi var.” Doğru. Fakat o hikâyeleri kim araştıracak, kim ziyaretçiye ulaştıracak, kim yeni kuşaklara aktaracak? Bir şehrin sahip olduğu değerlerle o değerlerin bilinmesi arasında ciddi bir emek bulunuyor. Ankara Turist Rehberleri Odası Başkanı Birsen Bulan’ın çalışmalarını bu nedenle önemsiyorum.
Bir meslek örgütünün başında olmak, üyelerin sorunlarını dinlemeyi, çözüm aramayı ve sürekli yeni ilişkiler kurmayı gerektiriyor. Üstelik rehberlik gibi bilgiyle, insanla ve kültürel mirasla doğrudan ilişkili bir alanda sorumluluk daha da büyüyor. Çünkü yapılan işin sonucu, ziyaretçinin Türkiye’yi nasıl hatırlayacağına kadar uzanıyor. İyi yetişmiş bir rehberin anlattığı şehir, insanın zihninde daha uzun süre yaşıyor.
ANRO’nun son dönem faaliyetlerinde eğitim başlığının belirgin olması dikkat çekici. Anıtkabir uzmanlık eğitimi, İnönü’den Sakarya’ya Millî Mücadele rotasındaki çalışmalar ve kültür gezileri, mesleki gelişimin sürekliliğine verilen önemi gösteriyor. Bunları bir etkinlik takviminin satırları olarak okumuyorum. Her biri, ziyaretçiye aktarılacak bilginin niteliğini yükseltmek için atılmış somut bir adım.
Birsen Bulan’ın yaklaşımında değerli bulduğum taraf, mesleğin geleceğini gençlerle birlikte düşünmesi. Mart ayında Anadolu Üniversitesinde rehber adaylarıyla yapılan buluşmada öğrencilerin soruları yanıtlanmış, sektörün sorunları ve beklentileri konuşulmuş. Gençlerin mesleğe bilinçli ve donanımlı hazırlanmasının önemini vurgulaması kıymetli. Çünkü bir mesleği güçlendirmek, o mesleğe yeni başlayacak insanların elinden tutmayı da gerektiriyor.
Ankara açısından ayrıca heyecan verici bulduğum çalışma, Sebilürreşad Vakfı ile geliştirilen “Âkif Rotası” projesi. Mehmet Âkif Ersoy’un şehirdeki izlerini, Taceddin Dergâhı’nı ve Birinci Meclis’e uzanan hafızayı bir güzergâhta buluşturma düşüncesi önemli. Projenin henüz geliştirme aşamasında olduğunu gözeterek söylüyorum: Ankara’nın tam da böyle, mekânlar arasındaki bağı kuran anlatılara ihtiyacı var.
Birsen Bulan, bu çalışmalarla şehrin turizm gündemine sahadan katkı sunuyor. Ankara’yı tanıtmak için önce Ankara’nın ayrıntılarına zaman ayırmak gerekiyor. Bir sokağın geçmişini, bir yapının hikâyesini, bir dönemin insanlarını öğrenmeden güçlü bir anlatı kurulamıyor. Rehberlerin birikimini geliştiren her çalışma, şehrin kendisini ifade etme imkânını da büyütüyor.
Ben çalışkanlığı biraz da devamlılıkla ölçüyorum. Bir toplantı yapmak mümkün; önemli olan ertesi gün hangi işin peşine düşüldüğü. Eğitimleri, öğrenci buluşmalarını ve kültür rotası çalışmalarını yan yana koyduğumuzda, farklı alanlara yayılan bir çalışma iradesi görüyoruz. Şehirlerin ihtiyacı olan da böyle bir süreklilik.
Sivil toplumda üretmek, çoğu zaman görünmeyen hazırlık saatlerini üstlenmek demek. Telefon görüşmeleri, program hazırlıkları, kurumlarla temaslar, katılımcıların beklentileri… Sonuçta ortaya çıkan bir günlük etkinliğin arkasında günlerce emek bulunabiliyor. O emeğin hakkını teslim etmeyi, şehir adına yapılan işe sahip çıkmanın bir parçası sayıyorum.
Birsen Bulan’ın gayretini değerli kılan, mesleğine verdiği emeği Ankara’nın kültürel zenginliğiyle buluşturması. Başkentin daha çok konuşulmasını istiyorsak, onu anlatan insanların çalışmalarını da görmeliyiz. Ankara’nın hikâyesi, bilgisiyle sorumluluk alan ve her gün yeniden çalışan insanların ellerinde daha uzağa ulaşacak.