Cengiz URAL'ın 21 Eylül 2026 tarihli yazısı: STK’lar Bu Döneme Damga Vuracak

Geçtiğimiz günlerde TÜM Global İş Dünyası Derneği Başkanı Şanser Kadooğlu ile uzun ve son derece keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Türkiye’nin ekonomik geleceğini, iş dünyasının beklentilerini, sivil toplum kuruluşlarının üstlenmesi gereken sorumlulukları ve TÜMGİŞ’in çalışmalarını konuştuk.

Açıkça söylemeliyim ki dinlediklerimden oldukça etkilendim.

TÜMGİŞ’in özellikle yurt dışında gerçekleştirdiği temaslar, katıldığı etkinlikler ve kurduğu ilişkiler gerçekten çok değerli. Türk iş dünyasının uluslararası alanda daha güçlü temsil edilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve ülkemizin ekonomik potansiyelinin doğru anlatılması adına önemli çalışmalar yürütülüyor.

Fakat burada dikkatimi çeken yalnızca yapılan çalışmalar değildi. Bu çalışmaları gerçekleştiren Şanser Kadooğlu’nun mütevazılığı da en az ortaya konulan işler kadar değerliydi.

Bugün bazı insanlar küçücük bir işi günlerce anlatıyor. Bir toplantıya katılıyor, onlarca fotoğraf paylaşıyor. Bir ziyaret gerçekleştiriyor, sanki dünyanın bütün sorunlarını çözmüş gibi günlerce konuşuyor. Yapılan işten çok, o işin reklamı öne çıkıyor.

Şanser Kadooğlu ise bunun tam tersini yapıyor.

Sessiz ilerliyor, çok çalışıyor, önemli temaslarda bulunuyor ancak bunları büyük cümlelerle anlatma ihtiyacı hissetmiyor. Onun gerçekleştirdiği çalışmaların yarısını bir başkası yapsa, günlerce televizyonlarda anlatır, gazetelerde manşet yaptırır, sosyal medyada büyük bir tanıtım kampanyası yürütürdü.

Kadooğlu ise deyim yerindeyse sessiz ve derinden gidiyor.

Bence gerçek liderlik de tam olarak burada başlıyor. Liderlik, sürekli görünmek değildir. Liderlik; sonuç üretmek, insanları aynı hedef etrafında buluşturmak, ülkenize katkı sağlamak ve bunu yaparken kişisel egonuzu kurumun önüne geçirmemektir.

Yeni dönemde Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının çok daha önemli bir görev üstleneceğine inanıyorum. Kamu kurumlarının ve özel sektörün tek başına yetişemediği birçok alanda güçlü, güvenilir ve üretken STK’lara ihtiyaç var. Ancak sadece tabela üzerinde var olan yapılardan söz etmiyorum. Sahaya çıkan, proje geliştiren, uluslararası ilişkiler kuran ve üyelerine gerçek fayda sağlayan yapılardan söz ediyorum.

TÜMGİŞ bu anlayışın başarılı örneklerinden biri olmaya aday.

Şanser Kadooğlu’nun iş dünyasındaki deneyimi, uluslararası bakış açısı ve insan ilişkilerindeki samimiyeti TÜMGİŞ için önemli bir güç oluşturuyor. Fakat artık yürütülen bu değerli çalışmaların kamuoyuna daha fazla anlatılması gerekiyor. Çünkü iyi işler yalnızca yapılmamalı, topluma umut vermesi ve başka kurumlara örnek olması için görünür de olmalıdır.

Önümüzdeki döneme STK’lar damga vuracak.

Bu dönemde en çok konuşanlar değil; en çok çalışanlar, güven oluşturanlar ve kalıcı değer üretenler iz bırakacak.

Şanser Kadooğlu ve TÜMGİŞ’i yakından takip etmekte fayda var.