Sedat Sadioğlu'nun 19 Ocak 2023 tarihli yazısı: Evrenin Planlanması Üzerine
Felsefe Odaklı Bir Yaklaşım Evrende (uzayda, kainatta ya da kozmosta) tesadüfe dayalı hiçbir oluşum ne öncesinde, ne şimdi ve ne de sonrasında yoktur, olamaz. Evrendeki akıl almaz tüm oluşumlar, şüphesiz yüce yaratıcının eseridir ve yine şüphesiz bir evren projesi olarak kabul edilebilir. Tüm projeler de, büyük bir planlama üzerine sürdürülebildiğine göre, şansa da yer olamaz. Bu yazılanlar bir “kabul” değil yani belirli bir otoritenin verdiği karar değil, gerçektir. İlahi kitaplardaki tüm mucizeler, verilen örnekler ve dengeye / düzene dair ayetler, gerçek kabul edilip, bunların üzerinden sonuca gidilmesinde faydalar vardır. Örneğin Kur’an-ı Kerim kitabımızda, kıyamete kadar verilen süreler için yapılan hesaplamalarda evrenin ömrünün daha 4,5 milyar yıl olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu süreler insan ömrünü kıyaslamak için bırakın, akıllara sığmayacak oluşumları da içerisinde barındırmaktadır. Yani yıldızların sönmesi, patlaması, kara deliklerin varlığı, yeni yıldızların doğması, evrenin çok uzak galaksilerinde farklı yada benzer varlıkların yaşaması “Cin”ler alemi, gibi sayılabilir. Bu sayılan oluşumlar, akıl almaz evrenin bir ucunda halen sürmektedir. Yaratıcı, kâinatın kopmasına kadar hiçbir noktayı planlamadan ve hiçbir şeyi var etmeden, yaratma görevini şansa bırakmaz, bırakamaz. Zaten buradan çıkan ilk sonuç şudur; evren çok önceden yaratılmıştır yani planlanmıştır. İnsan da böyle bir planlamanın eseridir yani sonucudur. İşte evrenin yaratılmasının ve sonrasının planlanmasındaki o ilahi adımlar ve o ilahi amaçlar;
(1) Yaratılan varlıkların görevleri;
- İnsan / faydalı işleri çok yapmak
- Melekler / kayıt tutma - izleme
- Huriler - ğılmanlar / cennet ödülleri
- Diğer nurlu varlıklar / destek
- Diğer varlıklar-1 / evrenin dengesi
- Diğer Varlıklar-2 / evrenin düzeni
- Diğer Varlıklar-3 / evrenin devamlılığı
(2) Varlıkların yaratılma amacı;
- İnsan / Allah’a koşulsuz kul olmak / değer üretmek
- Şeytan ve kopyaları / insanı yoldan çıkartmak
- Cinler / tam bilinmiyor
- Hayvanlar / doğanın dengesi - insanlar için
- Bitkiler / doğanın dengesi - insanlar için
- Mikro - canlılar / doğanın dengesi
- Cansız varlıklar / doğanın dengesi - insanlar için
(3) Kullardan beklenen görevler;
- Namaz / şeytandan korunmak
- Sadaka - zekât / geçim, paylaşım
- Oruç - gıda / sağlıklı kalmak
- Kurban / paylaşmak
- Helâl şeyler / korunmak-1
- Allah için vermek / korunmak-2
- Faydalı nimetler / korunmak-3
- İçten dua / korunmak-4
- Hac / srınmak
(4) Yaratıcının hazırladıkları;
- Dünyalar / tüm varlıklar
- Kabir hayatının hazırlanması
- Kıyametin hazırlanması / tüm varlıklar
- Terazinin hazırlanması / tüm varlıklar
- Sır’atın hazırlanması / tüm varlıklar
- Cehennemin hazırlanması / tüm varlıklar
- Cennetin hazırlanması / tüm varlıklar
- Diğer kâinat hazırlıkları / tüm varlıklar
(5) Evrenin sonlanması ve sonuçlar;
- Yeniden canlanma - toplanma / ruhlar
- Adaletin bulması (hesap) / ruhlar
- Cezaların verilmesi / ruhlar
- Araf’da süreli yaşam / ruhlar
- Şefaatlerin yapılması / ruhlar
- Sevapların verilmesi / ruhlar
- Ödüllerin verilmesi / ruhlar
(Kaynak: Ahiretin Boyutları, II. Kitap, 2016)
Namaz Bir Planlama mıdır?
Bu soruya şüphesiz “evet” dememiz gerekir. Çünkü insanı 24 saat planlamaktadır ve bunun da tek amacı abdestli olup, şeytanın olası fitnelerine düşülmemesi içindir. İnsanoğlu zayıf yaratılmıştır. Bu zayıflık hem fiziki açılardan, hem de ruhsal açılardan böyledir. Söz gelimi zamanı gelince yemek yiyemeyen ve hatta bunu günlerce sürdüren birisinden verim alamadığınız gibi, hayati fonksiyonları da tehlikeye girebilir. Aynı durum ruhsal yapımız için de geçerlidir. Sevgisiz büyüyen ve sevgi üzerine kurulmayan ya da odağında sevgi olmayan hiçbir işten (ve o kişiden) fayda alınamayacağı gibi, karamsar bir ruh yapısına bürünmemiz de kolaylaşır. Sonuç; somurtkan, sinirli, karamsar ve umutsuz bir ruh hali. Demek oluyor ki, insanoğlu hassas bir yapı üzerine inşa edilmiştir ve bunun da dengesi, namazdan geçmektedir. Beş vakit namaz doğru olan ve Allah’ın koşulsuz emri olmakla beraber, yine de namazı hatırlamak, bırakmamak ve haftada bir de olsa alışkanlık haline getirmemizde faydalar vardır. Namazı düşünen, saatlerini takip eden, zamanında kılmak için çaba gösteren, temiz elbiselere bürünen, aklında hep Allah sevgisi olan ve tabi ki, niyeti iyi olan bir Müslüman için, namaz bir planlamadır. Yine de hatırlatmak da faydalar olacak ki, şeytanın fitnesi ne kadar az olursa, yüce Allah’ın koruması da o kadar çok olur. (Kaynak: “Namaz Mucizesi”, Sedat Sadioğlu, Gülnar Yayınları, 2021, Ankara)
Son Bir Söz ve Bir Şiir
Bu makaleye ve felsefe içerikli olan anlatımlara son bir eklemeyi, evrenle de ilgili olduğu için, bir şiirim ile son vermek istiyorum;
UZAY
Aşamaz insan;
aradaki mesafeleri!
bir kuş olup uçsa…
bir füzenin kanadına konsa…
ışık-hızında gitse bile…
Göremez insan;
aradaki maddeleri!
çıplak gözle baksa…
uzatıp eline alsa…
teleskobun ucunda görse bile…
Bilemez insan;
aradaki dengeleri!
hesaplayıp formüllere dökse…
çekim güçlerini ölçse-biçse…
Kitab’ı okuyup, çözse bile…
(NOT: Yirmi dördüncü bölümün sonu…)