Dr. R.Bülend KIRMACI'nın 12 Mayıs 2026 tarihli yazısı: Ankara ve Sorunları-4 (Çöp ve Atık Sorunu)
Ankara’da atık yönetimi, görünürde işleyen ancak derininde ciddi verimsizlikler barındıran bir sistemdir.
Günlük yaklaşık 4.500-5.000 ton evsel atık üreten bir şehir için mesele, çöpün toplanması değil; yönetilmesi, ayrıştırılması ve ekonomiye kazandırılmasıdır.
Bugün Ankara’da oluşan atığın büyük bölümü karışık halde toplanmaktadır.
Oysa bu atığın yaklaşık %50’si organik, %25-30’u geri dönüştürülebilir (plastik, kağıt, cam, metal) ve kalan kısmı diğer atıklardan oluşmaktadır.
Yani çöpe giden her 100 birimin en az 30-40 birimi aslında doğrudan ekonomik değere dönüştürülebilecek niteliktedir.
Türkiye genelinde geri dönüşüm oranı %12–15 seviyesindeyken, Avrupa Birliği ortalaması %45-50’dir. Ankara’nın bu ortalamaya yaklaşması için yalnızca teknik altyapı değil, davranışsal dönüşüm de gereklidir.
En kritik sorunlardan biri kaynağında ayrıştırmanın sistematik hale getirilememiş olmasıdır.
Avrupa şehirlerinde hanelerin %70-80’inin atıkları ayrıştırılırken, Ankara’da bu oran tahminen %10-15 seviyesindedir. Bu durum, geri dönüşüm tesislerinin verimli çalışmasını da engellemektedir.
Ekonomik boyut ise çoğu zaman göz ardı edilmektedir.
1 ton geri dönüştürülebilir atık, yaklaşık 1.000-2.000 TL ekonomik değer yaratabilmektedir.
Ankara’nın yıllık 1,6-1,8 milyon ton atık ürettiği düşünüldüğünde, bu potansiyelin milyarlarca TL’lik bir ekonomik hacim anlamına geldiği açıktır.
Kaldı ki, enerji boyutu da aynı derecede önemlidir. 1 ton evsel atıktan ortalama 400-600 kWh enerji üretilebilir. Ankara’nın toplam atık kapasitesi değerlendirildiğinde, bu potansiyel yüz binlerce hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeydedir.
Depolama alanları açısından da risk büyümektedir. Mevcut düzenli depolama sahalarının doluluk oranları artmakta, yeni alan ihtiyacı ise hem çevresel hem de ekonomik maliyetler doğurmaktadır.
Nihayet çözüm; sistematik ve zorunlu bir -fiziksel ve zihinsel-dönüşümü gerektirir:
– Hanelerde atık ayrıştırmanın zorunlu hale getirilmesi,
– Geri dönüşüm yapanlara ekonomik teşvikler verilmesi,
– Atıktan enerji üretim tesislerinin yaygınlaştırılması,
– Belediyeler arası entegre atık yönetim sistemlerinin kurulması...
Çöp deyip geçiyoruz ama, doğru yönetildiğinde yük değil; gelir, enerji ve sürdürülebilirlik kaynağıdır.
Ankara’mız bu dönüşümü gerçekleştirebildiği ölçüde çağdaş bir şehir olacaktır.