Dr. R. Bülend KIRMACI'nın 11 Temmuz 2025 tarihli yazısı: Kontrol Toplumu!

İçine girdiğimiz çağ, vahşi, metalik, maddeci bir çağ-dır...

Ruhunu şeytana satan yönetimleri, şeytanı bile satın alan büyük baronlar sürüklemekte;

İnsanlık ayaklar altında sürünmektedir...

*Demokrasi, sandık, sistem, parti, oy moy..

*Emek-sermaye çekişmesi,

*Zengin Kuzey, fakir Güney,

*Hatta savaşlar...

Bu olgulardan hangi birinin derinine inilmektedir?

Varsa yoksa kitlesel uyutma, kaba propaganda, soygun ve talan, yalan ve dolan!

Evet artık, bir büyük gözaltında insanlık!

Laboratuvarda kanlarımız, telefonlarda

Rotamız, kameralarda yüzlerimiz vardır.

Ve giderek ve adeta sürüklenerek "Disiplin toplumundan"

"Kontrol toplumuna" geçmekteyiz...

Hapishane, okul, atölye, hastane ve diğer kurumlar yerini, tedricen daha merkezi ve "büyük kontrol mekanizmalarına" bırakıyor...

Büyük olan bölünüyor.

Bölünenler bir ağ ile birbirine bağlanıyor.

Küçük olanlar bir elektronik çuvala atılıyor ve bu örüntülerin denetimi bir bilgisayar faresinin eline geçiyor!

Neyi üreteceğine, neyi satın alacağına, dahası yüzünü bile bilmediğin güçler için kiminle atışıp tutuşacağına başka merkezler karar veriyor...

Ve her alanda giderek nihai karar mercii bir avuç seçkin olarak beliriyor; bilgisayarın pis faresini artık onların kanlı eli tutacak...

Mesela baronların Tapınak'ı toplanacak ve atari oynar gibi insanlarla oynayacak!

Sendika, parti, kitle örgütü, dayanışma, toplumsallaşma, sosyal devlet; giderek ricat ettiriliyor.

Evden çalışmayı, yarı zamanlı çalıştırılmayı, banknotların yerini sanal paranın almakta oluşunu hatırlayalım...

İşte böyle, bir büyük kontrol toplumuna gidiyor dünya...

Ulus - devletimize, geleneklerimizin güzel yönlerine, dilimize, inancımızı hoşgörü içinde yaşama anlayışına sahip çıkmak;

Bu metalik çağın insanı ezmesine, emeği eritmesine, ahlaki değerleri tarumar etmesine olanak tanımamak zorundayız...

Unutmayalım robotlar insanın efendisi olamaz.

İnsan da üç kuruş menfaati için varlık nedeninin dışına sürüklenemez...