Sedat Sadioğlu'nun 26 Ocak 2023 tarihli yazısı: Kur’an Odaklılık
Gören Göz – 1/1: Kur’an’ı Referans Almak
Bu başlığı açıklamadan önce, “referans almak” ifadesinin (teknik) açıklamasıyla konuya giriş yapmak istiyorum. Böylece konunun daha iyi anlaşılabileceğini düşünüyorum.
İmalat yapan işletmelerde, üretilen parçanın (imalat, kalite kontrol ve güvencesi açısından), uyumluluğunun ve ölçülerinin doğru olduğunun tespiti için, (zaman zaman) ölçümlemeler yapılır. Bunun için de gelişmiş cihazlar kullanılır. Bu metrolojik (boyutsal ve hassa ölçüm) cihazlarının, sağlıklı bir ölçümleme yapabilmesi için, parça üzerinden ve uygun bir noktasından “referans” alınır. Bu nokta aslında; “başlangıç noktasıdır”, “sıfır noktasıdır”, yada “program noktasıdır”. Böylece bütün boyutları ortaya çıkar. Bu şekilde sonuçlar alınır ve parça üretimine aynı yöntemlerle devam edilir.
Kur’an’ı referans almak da böyle bir şeydir. Kur’an’ı referans alan bir Mümin için, aşağıdaki noktaların belirlenmesi ve gerçekleştirilmesiyle beraber, Allah’ın da istediği olan “Kâmil Mümin” olunmuş olur. Bu referans ile;
Her ölçümüz düzgündür, tartımız adaletlidir, adımımız kararlıdır, sözümüz doğrudur, davranışımız örnektir, hatamızdan ders çıkartırız, kazancımız helâldir, ibadetimiz içtendir, pozitif davranırız, sıkıntıda sabrederiz, her duyduğumuza inanmayız ve her Müslüman’ı kardeş biliriz.
“Ya Rabbi! (Biz Müslümanlara) Resullerin lisanı üzere bize vaat ettiğin sevabı ver. Kıyamet günü bizi rüsva eyleme. Elbette Sen vadinden dönmezsin.”…Amin ! ( Âl-i İmran, 194. Ayet)
Gören Göz – 1/2: Şefaatin Yüzde Biri
Yüce Allah (c.c.), yüz tane rahmetinden ancak birini insanlara, cinlere ve mahlûkata indirdiğini, bu yüzde biri oranında canlılara şefkat gösterdiğini, rahmetinin (kalan) yüzde doksan dokuzu ile de, kıyamet günü kullarına rahmet edeceğini Peygamber efendimize (s.a.v) bildirmektedir.
Aşağıda Ebu Hureyre (r.a.) tarafından aktarılan hadiste, sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır; "...Unutmayın ki, sizden hiç kimseye, yaptığı amel, cenneti kazandırmayacaktır!” Sahabe; “Sen de mi (amelinle cennete gidemeyeceksin), ey Allah’ın Resulü?” dediler. Peygamber Efendimiz; “Evet, Allah affı ve rahmeti ile muamele etmezse ben de! Ancak, Allah beni rahmeti ile bürürse (kuşatırsa) kurtulabilirim!” (Buhari, r.a)
“Rabbiniz O Allah’tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş’ı hâkimiyeti altına aldı. O’nun izni olmadan hiçbir şefaatçi şefaat edemez; işte Rabbiniz bu vasıfların sahibi olan Allah’tır!..” (Yunus Suresi, 3.Ayet)
Yüce Allah’ım, bize hakkı hak olarak gösterip ona uymak; batılı batıl olarak gösterip, ondan kaçınmak nasip eyle. Müslüman olarak can vermemizi, salih kimseler zümresine katılmamızı nasip eyle. Zalimlerin şerrini üstümüzden gider ve Müminlerin dualarına ortak eyle…Amin!
Gören Göz – 1/3: Ümitvar Olmak
Rabbimiz hakkında hüsn-ü zannımız sağlam olmalıdır. Günahlarımız ne kadar olursa olsun, (her fırsatta ve tereddüt etmeden) hemen O’nun rahmetine sığınmalıyız. Yüce Allah’ın merhamet ve affından her zaman “ümitvar” olmalıyız. Diğer yandan, salih ameller işlemekten de geri kalmamalıyız. Allahu Teâla Hazretleri buyuruyor ki:
“De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır ve çok merhamet edicidir!” (Zümer Suresi, 53. Ayet)
Resulallah efendimiz (s.a.v.) şu (kutsi) hadisinde ise;
“Allah Tebâreke ve Teâla Hazretleri buyurdu ki:
Ey âdemoğlu! şüphesiz ki sen, bana dua ettiğin ve benden beklediğin müddetçe, sende olan günahları bağışlarım ve hiç aldırmam. Ey âdemoğlu! Senin günahların semanın bulutlarına kadar ulaşsa ve sonra sen benden mağfiret dilesen, (yine) seni bağışlarım ve hiç aldırmam. Ey âdemoğlu! Sen dünya dolusu günahla bana gelsen ve hiçbir şeyi ortak koşmadan bana kavuşsan, şüphesiz ki seni, dünya dolusu mağfiretimle karşılarım!”(Tirmizi, Ahmed b. Hanbel, Müsned)
Kısa Bilgi: ümitvar olmak; Durum ve şartlar ne (kadar zor) olursa olsun, olaylar nasıl ve ne yönde gelişirse gelişsin,
Allah’a koşulsuz teslim olmaktır.
Allahu Zül’celal Hazretleri, biz Müslümanları ümitvar olan kullarından eylesin… amin!
Gören Göz – 1/4: Hıristiyanların Kıyamet Hazırlığı
Burada, sizlere izlediğim, “Derin Darbe” adlı bir televizyon filminden bahsetmek istiyorum. Filmin konusu, “kıyamet” üzerineydi. “Büyük bir kuyruklu yıldızın dünyamıza çarpmak üzere olduğu, yapılan müdahaleler ve alınacak önlemler” üzerine kurgulanmıştı. İşin ilginç yanı, alınacak önlemler ve işbirliklerinin mükemmelliği değil, dünyanın sonunun kabullenilmesi ve cennete kavuşma ümitlerinin söylenmesiydi. Filmin sonunda, kuyruklu yıldıza yollanan bir mekik (ki; mekiğe, kurtarıcı olarak düşündükleri için Hz. İsa’nın adını yani ‘Mesih’ vermişlerdi), içerisindekilerin sınırlı yakıt ve gücüne rağmen, yıldızın içerisinde oluşan yarığa dalarak, kendilerini patlatıp, dünyanın çoğunun yok olmasını engelliyorlardı. Filmde, aldıkları önlemlerin (hazırlıkların) başlıcaları şunlardır;
-İçerisinde 1 milyon kişinin 2 yıl yaşayabileceği, uygun bir mağaranın hazırlanması,
-Dünyadaki tüm hayvan çiftlerinin ve tüm dünya bitkilerinin tohumlarının tedarikinin sağlanması (Hz. Nuh’un gemisine topladığı gibi),
-Bilgisayar ile rastgele 1 milyon insanın seçilmesi,
-Seçilen insanların yaşlarının 40 ve aşağısı olması,
-Seçilen insanlara yönelik, eğitim, yaşam ve çalışma koşullarının prosedürlerinin hazırlanmış olması,
-200 bin bilim adamının, (bazılarının yaşlarına bakılmadan) önceden seçilmesi,
-Tüm ülkelerle işbirliği yapılması…vb.
Bir Müslüman olarak, biz aynı senaryoyu yaşasak, sakin bir şekilde, sonumuzun bu şekilde olacağını kabul edip, arkasından cennete gidip gidemeyeceğimizin sorgusunu yapabilir miyiz, acaba? Herhalde, böyle bir telaşta, böyle bir kadere yada böyle bir sona (belki de) isyan ederdik! Oysa filmdeki tüm Hıristiyanlar, dualarını, örnek teşkil edecek şekilde söylediler ve (film boyunca) hiç eksik etmediler.
Ben, yüce Allah’a inanmayı terk etmedikleri ve duayı da hiç eksik etmedikleri için, Hıristiyanların da (ve hatta Yahudilerin de), mutlaka Cennete girebileceklerini düşünüyorum. Çünkü aynı Allah’a inanıyoruz ve niyetleri de iyi.
İşte o müjdelerle dolu, Bakara Suresi, 62. Ayet; (Not: Maide suresi, 69. Ayet de aynı müjdeyi tekrarlamaktadır)
“Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah’a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir”
Müslüman olarak bir düşünün! “Bugün kıyamet kopma alâmetleri başlasa, kıyamet günleri ve sonsuz ahiret hayatı için neler hazırladık?” (Kabul etmek gerekir ki;) Kişi olarak, toplumlarla dayanışma adına ve ülke olarak, belki çok az şey…!
Kısa Bilgi: Mekik nedir?; Manevra kabiliyeti yüksek (sadece uzayda, kısa mesafelerde kullanılabilen), küçük uzay gemisi. Bunlara “uzay mekiği” de denir ve içerisinde üç-beş astronot (=kozmonot) bulunur.
Aşağıda, Resulallah efendimizin (s.a.v.) sıkça söylediği bir dua verilmiştir;
“Ya Rabbi! Mahlûkatı boş yere batıl yaratmadın. Seni tenzih ederim. Bizi cehennem azabından koru!”….Amin ! (Âl-i İmran,191.Ayet)
(NOT: Birinci bölümün sonu…)