Utku KABAKCI'nın 3 Nisan 2026 tarihli yazısı: Yapay Zekâ Destekli Karar Alma Süreçlerinde Sezginin Rolü

Yapay zekâ çağında firmalar, büyük ölçüde veri setlerinin analiziyle alınan kararlar doğrultusunda yönetilecektir. Bu durum, yapay zekâ aracılığıyla elde edilen ve çözümlenen veriye dayalı karar alma anlayışını iş yaşamının merkezine yerleştirecektir. Ancak bu yaklaşım, yöneticilerin sezgiye dayalı karar alma becerilerinin önemini ortadan kaldırmamaktadır.

Bu çerçevede, veri odaklı karar alma süreçleri ile yönetsel sezgilerin birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Yapay zekâ sistemleri, toplanan verilerden hareketle eğilimleri, riskleri ve fırsatları yüksek doğrulukla ortaya koyabilir. Fakat bu çıktıların anlamlandırılması, bağlama oturtulması ve stratejik kararlara dönüştürülmesi insana özgü yöneticilik becerileriyle mümkündür. Bilhassa belirsizliklerin yüksek olduğu, verinin sınırlı ya da yanıltıcı olabildiği durumlarda yöneticilerin deneyim ve sezgileri kritik bir rol oynamaktadır.

Yapay zekâ tarafından sunulan önerilerin etik, kültürel ve insani boyutlarının değerlendirilmesi salt veri analizi ile mümkün değildir. Bu noktada yöneticilerin değer yargıları, liderlik becerileri ve öngörüleri devreye girer. Dolayısıyla geleceğin iş dünyasında başarılı organizasyonlar, yalnızca güçlü veri altyapılarına sahip olanlar değil, aynı zamanda bu verileri insan sezgisiyle dengeli bir biçimde harmanlayabilen yapılar olacaktır.

Tüm bunlardan da kolaylıkla idrak edileceği üzere, yapay zekâ ve insan zekâsı arasında bir rekabetten ziyade, tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olmalıdır. Bu dengeyi kurabilen kurumlar, hem daha isabetli hem de daha sürdürülebilir kararlar alarak rekabet avantajı elde edecektir.