Utku KABAKCI'nın 2 Haziran 2026 tarihli yazısı: Yapay Zekâ ile Kamusal Alanın Dönüşümü

Bir zamanlar kamusal alanın mekânsal bir karşılığı vardı. Meydanlar, kahvehaneler ve üniversite kampüsleri gibi yerler insanların karşılaştığı, tartıştığı, uzlaştığı ya da anlaşmazlığa düştüğü ortak mekânlardı. Bugün ise toplumun genelini ilgilendiren hususların tartışıldığı dijital platformların kapısı görece yeni bir teknoloji olan yapay zekâ tarafından çalınıyor.

Arama motorlarından sosyal medya platformlarına, haber üretiminden çevrimiçi müşteri hizmetlerine kadar birçok alanda kullanıcıların hangi içeriklere, hangi bilgilere ve hatta hangi görüşlere ulaşabileceği yapay zekâ sistemleri tarafından belirleniyor.

Önceleri kamusal tartışmaların yönünü büyük ölçüde akademisyenler, gazeteciler ve editörler tayin ederken, günümüzde yapay zekâ modelleri de bu sürecin önemli aktörleri arasında yer almaya başladı.

Yapay zekâ sistemleri bilgiye erişim, içerik üretimi ve kamusal tartışmaların şekillenmesi süreçlerinde belirleyici aktörler hâline geldi. Söz konusu durum, yapay zekânın toplumsal etkilerinin daha dikkatli analiz edilmesini ve algoritmalara dayalı karar alma süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve etik değerlerin güçlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Aksi takdirde, kamuoyunun bilgiye erişimi ve düşünce çeşitliliği üzerinde ciddi riskler doğurabilecek yeni güç odaklarının belirmesi kaçınılmaz olacaktır.