Dr. R.Bülend KIRMACI'nın 5 Haziran 2026 tarihli yazısı: Dünya Hızlandı, İnsanlık Şaşkın!
Dünya ekonomisi garip bir eşikte, insanlık şaşkın bir beşikte...
Bir yanda teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor; yapay zekâ, otomasyon, veri ekonomisi…
Bunların ilk sahibi de insan ancak kontrol elden çıkarsa, son sahibi insan olmayabilir.
İşler hızlandı! Diğer yanda toplumlar yavaşlıyor...
Karar alma süreçleri ağırlaşıyor, yatırımlar temkinli, beklentiler bulanık.
Her yer toz duman, ortam çok karanlık.
Adeta iki farklı zaman dilimi aynı anda yaşanıyor...
Bir tarafta geleceğe koşan bir dünya, diğer tarafta önce gaza sonra frene basmış, zemberekten boşalmış bir insanlık…
Bugün küresel ekonomide en belirgin olgu “bekle-gör psikolojisi”dir:
Şirketler yatırım kararlarını erteliyor.
Tüketiciler harcamalarını kısıyor.
Devletler ise mali alanlarını koruma refleksiyle hareket ediyor.
Bu tabloyu yaratan sadece ekonomik veriler de değil...
*Jeopolitik riskler…
*Enerji belirsizlikleri…
*Savaşlar…
İşte geldik bam teline: En önemlisi de güven eksikliği...
Çok şeye imza attık ama ekonomi sadece rakamlardan ibaret değil, bu gerçeği gözardı ettik...
Parada çoğalınca insanlıkta azaldık; parada azalınca da insanlığı terk ettik...
Özellikle gelişmekte olan ülkeler için tablo daha da hassas.
Küresel faiz oranları,
ekonomik kırılganlıklar, dış finansmana bağımlılık ve
artan hayat pahalılığı…
Bu "sıkışma" hali, ekonomik politikaları adeta bir denge sanatına dönüştürüyor.
Ancak her yavaşlama aynı zamanda bir yeniden yapılanma fırsatıdır...
Günümüzde üretim modelleri değişiyor.
Tedarik zincirleri yeniden kuruluyor.
Enerji sistemleri dönüşüyor.
Yavaşlamayı resesyona düşmeden fırsata çevirmek için kitapçığın asıl sorusu şu olmalı:
“nasıl büyümeliyiz?”
Benim yanıtım aşağıdaki ikincil sorunun içinde gizli:
Daha fazla üretmek mi?
Yoksa daha adil bölüşmek mi?
Elbette üretmek ve adil bölüşmek!
Salt büyüme odaklı değil, insanı merkeze alan bir ekonomik anlayış…
"Ne ezilen ne ezen,
İnsanca ve hakça bir düzen" arayışı…
İnsancıl bir yaşam!
Bunun için yapılması gerekenler açıktır:
*Üretim odaklı kalkınma modeli,
*Eğitim ve teknoloji yatırımlarının artırılması,
*Sosyal adaletin güçlendirilmesi...
Özcesi ve özeti:
Ekonomi için insan değil, insan için ekonomi!
Bu temelde dünya hızlansa toplum yavaşlasa ya da tersi olsa ne gam;
hayat, bayram olur!