Dr. R.Bülend KIRMACI’nın 20 Ocak 2026 tarihli yazısı: Ultra Liberal Sistemin İflası

İktidarın programı liberal ekonomi programıyla uyumlu.

Liberal ekonomi üst üste tatbik edildiğinde ultra liberalizm ile sonuçlanır...

Öyle de olmuştur.

Eğitim, sağlık, bir ölçüde sosyal güvenlik paraya endekslidir.

Arkada kalan yıllarda ücret ve maaş gelirleri değirmenin iki taşı arasında un ufak edilmiştir.

Şöyle ki, üstteki taş hayat pahalılığı ve denetimsiz piyasa zamları alttaki taş ise, gerçek dışı enflasyon hesabı ve vergi, harç zamlarıyla şekillenen mali politika tercihleridir.

Geldiğimiz noktada, gerçekte Anayasal bir hak olan "tatil" olanağından bile milyonlarca aile yoksundur...

Tasarruf eğrisi aşınmış, millet kredi kartıyla çarşı pazar eksiğini kapatmaya çalışmaktadır.

Maaşa bir lira zam yapıyorsun çarşı pazarda fiyatlar "hemen" artıyor, öte yanda elektrik dağıtım şirketleri adeta gizli zam yapıyor,

Bütçe açık, cep delik, cepken delik...

Liberal iktisadi sistem budur!

Yoksulluğun yarıçapı genişlemiş, borçluluk tablosu kamuyu bile sarmış ve bütçe yama tutmaz hale gelmiştir.

Artık, sosyal programlarla yamanacak, denetimle onarılacak, hukuken tam olarak düzeltilecek üretim ve tüketim ilişkileri noktasını çoktan aştık...

Yıllarca özelleştirdik, sattık, sonuçta devleti de halkı da borçlandırdık.

Sosyal yardım ve destekler tabii olsun, daha fazla olsun ama daha yürekli adımlar atılmazsa, biliniz ki, gelecek kuşakları feda etmiş oluruz.

Ultra liberalizm değil halkçı ulusalcı insancıl ekonomik düzen gerek.

Kamulaştırma ve KİT'ler şart... Planlamaya sadakat şart...

Girişimde kurallılık ve hakça rekabet için başka 'yol' yok...

O arada, ihracatımız içinde sanayi ürünlerini, krediler dağılımında yeni yatırımları, destek sağlamada üretimi yükseltmeli, ön planda tutmalıyız...

Planlı, kamucu, halkçı iktisadi sistem tek gerçekçi seçenektir...

Ultra Liberal sistemle vedalaşmak, sosyal iktisadi düzeni kurmak gerekir!