Mehmet KÜÇÜKEKEN'in 17 Temmuz 2023 tarihli yazısı: Bakan Olmak!
Herkes şahsi olarak hayatının başrolünü oynarken kendine biçilmiş ömrü içinde bazen de figüranı oluyor başka başka biçimde etrafındakilerin ya da toplum adı altında kümelenip; bazılarına parasal gücü, bazılarına mevkiyi, bazılarına rütbeyi, bazılarına yetkiyi, bazılarına yönetimi, bazılarına şöhreti sınırsız verdiğimiz ama etrafına sınırlar çizerek adına ülke dediğimiz yaşam alanında ve daha ötesi bazı egemen ülkelerin diğer ülkeleri figüran gibi görerek rol dağıtımına soyunması gerçeğinden hareketle verilen role dünden razı olan ile razı olmaya mecbur bırakılanlar arasında toplum olarak kendi seçikleri eliyle ülkesinin rolünü korumaya ve başrolde olmaya çalışarak.
Tarih kameraman görevini üstlenirken yaşananları kaydetmede, sahne ve oyuncular, başrol oyuncularının doğaçlama senaryosuna göre değişiyor zamanın içindeki bölüm duraklarında.
Bireysel anlamda sayısız rol var oynanmış ve oynanmakta olan ve dahi; anne rolü, baba rolü, asker rolü, yazar rolü, memur rolü, hırsız rolü, öğrenci rolü, zengin rolü, köylü rolü, kral rolü, köle rolü, sanatçı rolü şeklinde uzayıp giden.
Siz hiç bakan rolü oynadınız mı hayatınızda?
* Kapadokya’da balona binen ithal başrol oyuncularına yerli figüranlar olarak bakan,
* Sahilde 5 yıldızlı otelin şemsiyesi ile şezlonglarında sınırsız yiyecek ve içecekle rolünü oynayan ithal başrol oyuncularına kendi promosyon şemsiyelerinin gölgesinde ve evden hazırlayıp geldiği ekmek arası yiyecekleri ile yerli oyuncu olarak bakan,
* Ünlü bir restoranda kebap yeme rolü verilmiş ve asıl rolü açlığını gidermek iken midesini doldurma rolüne çevirmiş bir başrol oyuncusuna işi gereği hizmet rolü üstlenen ve rolünü mükemmel oynayan bir garson gibi bakan,
* Lüks arabasından inen soket çorap ile slim fit pantolon giymiş beyaz spor ceketli sonradan görme başrol oyuncusun arabasını yıkaması için anahtarını veriş şekline çalışan, rolünü oynayan görevli personel gibi bakan,
* Zenginliğini alın teri, akıl teri ve kalp teri ile elde etmemiş kibir abidesi zengin bir ailenin yeni yetme genç evladını yurtdışına tatile göndermesi, başrolünü oynayan arkadaşın gittiği yerlerdeki abuk sabuk çektiği selfie resimlerini sosyal pazarlama şeklinde ve ben buradayım demek için durumunda paylaşmasına, okul tatilinde ailesinin yanına giderek ev ekonomisine katkı sağlama rolünü oynayan kankalarının gözüyle bakan,
* Emekli olduğunda ülke ülke gezen Avrupalı çiftlerin oynadıkları Dünya seyahati başrolünde gördükleri yeni kültürler ve farklı yerlerin yüzlerinde bıraktığı mutluluk ve şaşkınlığın yanında, geçim rolünü oynayan bizim emeklilerimizin market market gezip zamlı fiyatların yüzlerde bıraktığı çaresizlik ve şaşkınlık ile dönüp birbirine bakan,
* Kucağına çocuğunu daha hiç almamış arkasında dadısı, anası, kocası pervane olmuş bir de sezeryan ile doğum yapmış Mısır Kraliçesi başrolünü üstlenmiş ve güya 40 tane çocuk büyütmüş edalı anne rolüne, sırtına yeni doğan çocuğunu bağlayıp çöl sıcaklarında tarlada sabahtan akşama kadar çocuğuna mama almak için yevmiyeci olarak çalışan anne rolünü oynayan anne gibi bakan,
* Kedinin ciğere baktığı gibi bakan,
* Öküzün trene baktığı gibi bakan,
* Başkasının lafına bakan,
* Aynada kendine bakan,
* Geleceğe bakan,
* Davaya bakan,
* Boş boş bakan,
* Hoş bakan,
* İşin özüne bakan,
* Gönül gözüyle bakan.
Siz nasıl bakıyorsunuz etrafınızdakilere?
Sizin kendinize biçtiğiniz rolünüz nedir hayatta?
Bir de resmi devlet görevi icabı atanan bakan var.
Her bakan, atandığı bakanlığın kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden sorumludur. Bakanlığını ilgilendiren yasaları uygulamak ve normal olarak bakanlığının yetki çevresine giren tüm konu ve işleri yönetmek, bakanlığını ilgilendiren kararname, tüzük ve yönetmelikleri hazırlamak, yönerge, genelge ve benzeri metinleri yayımlamak, kendi bakanlığına ait bütçe kısmını hazırlamak ve uygulamak.
Bakanlar, resmi görevleri dışında başka bir iş yapamaz; Devletin ve kamu kuruluşlarının herhangi bir yüklenme işini doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kabul edemez.
Dahası da var! Toplantılar, temsiller, ziyaretler, kabuller, imzalar diye devam edip giden ve belirli bir mesai düzeni olmadan onca yükün, onca sorumluluğun ve onca vebalin altına girmekte var işin içinde.
Siz olsanız bu zor şartlar altında bakan olmak ister miydiniz?