Hüseyin ALPASLAN'ın 15 Nisan 2026 tarihli yazısı: "Soykırım" İddialarına 622 Sayfalık Cevap

“Ermeni İddialarına Tarihî Reddiye” adlı kitabım, uzun yıllardır tartışılan Ermeni meselesini, iddiaların ötesine geçerek doğrudan tarihî belgeler ışığında ele alma amacıyla kaleme alındı. Yeni yayımlanan bu eser, yaklaşık beş yıl süren yoğun bir araştırma, arşiv taraması ve karşılaştırmalı analiz sürecinin sonucudur.

Çalışmamda, özellikle 1894–1896 olayları ile 1915 tehciri çerçevesinde şekillenen tartışmaları merkeze aldım. “Soykırım” iddialarını, tek taraflı anlatılar yerine çok yönlü kaynak analiziyle inceleyerek hem Türk hem de yabancı literatürü birlikte değerlendirmeye gayret ettim. Osmanlı arşivleri, yabancı diplomatik raporlar ve farklı kaynak gruplarının karşılaştırılmasıyla ortaya konulan bu eser, bilimsel yöntemlere dayalı güçlü bir reddiye niteliği taşımaktadır.

Kitapta yalnızca yorumlara değil; doğrudan belgelere, resmî raporlara ve tanıklıklara geniş yer verdim. Osmanlı, Cumhuriyet, ATASE, İngiliz, Amerikan ve Rus arşivlerinden elde edilen veriler, konunun uluslararası boyutunu da ortaya koyacak şekilde analiz edildi. Bu yönüyle çalışma, tarihî bir tartışmayı dar bir perspektiften çıkararak daha geniş ve karşılaştırmalı bir zemine taşımayı hedeflemektedir.

Eserde, Türk-Ermeni ilişkilerinin tarihsel arka planı; milliyetçilik hareketleri, isyanlar ve tehcir süreciyle birlikte bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Olaylar yalnızca sonuçlarıyla değil, ortaya çıktıkları siyasi, askerî ve toplumsal şartlar içinde değerlendirilmektedir. Bu yaklaşımın, meselenin daha sağlıklı anlaşılmasına katkı sağlayacağı kanaatindeyim.

Ortaya çıkan çalışma, yalnızca içerik bakımından değil, kapsam açısından da dikkat çekicidir:

622 sayfa, 1330 dipnot, 237 kaynak eser… Bunun yanı sıra 16 tablo ve 3 grafik ile desteklenen analizler; ekler bölümünde yer alan 33 arşiv belgesiyle doğrudan okuyucunun incelemesine sunulmuştur. Bu verilerle, kitap yalnızca bir anlatı değil, aynı zamanda ciddi bir akademik başvuru kaynağıdır.

Bu kitabı kaleme alırken amacım, okuyucuya hazır yargılar sunmak değil; onu belgeye ve analize dayalı düşünmeye davet etmekti. Çünkü inanıyorum ki tarih, ancak farklı kaynakların karşılaştırılması ve eleştirel bir bakış açısıyla incelenmesiyle anlam kazanır.

“Ermeni İddialarına Tarihî Reddiye”, bu anlayışın bir ürünü olarak, tartışmalı bir meseleye ilmî bir zemin kazandırma çabasının ifadesidir. Geçmişi doğru anlamanın, geleceğe daha sağlıklı bakabilmenin en önemli şartı olduğuna inanıyorum.